Kurudere / Darende / Malatya - Mayıs 2024 © Mustafa Gökmen
Gözlem bildir
Gümüşmaviş
Plantaginaceae /
Veronica /
Veronica cinerea Gümüşmaviş (
Veronica cinerea) Sinirotugiller (
Plantaginaceae) ailesinden endemik bir türdür. Türkiye'de Yukarı Kızılırmak, Yukarı Fırat, Adana, Orta Fırat alt bölgelerinde yayılış göstermektedir.
Bilimsel olarak
Veronica cinerea Boiss. & Balansa şeklinde tanımlanır; bu tanım ilk olarak 1859 yılında
P.E.Boissier, Diagn. Pl. Orient. , ser. 2, 6: 131 adlı yayında kullanılmıştır.
Veronica etimolojisi
Veronica cins adı 1500´lerin sonunda Carl Linnaeus tarafından, bu gruptaki bitkiler için birçok Avrupa dilinde veronica adının var olan yaygın kullanımına dayanılarak seçilmiştir. İsim muhtemelen Azize Veronica´ya atfedilmektedir. Azize Veronica, çarmıha götürülürken keten mendili ile İsa´nın yüzündeki teri silmiştir; bazı kaynaklar Veronica cinsinin bazı türlerinde gözlenen desenlere bu mendilin dokusunun benzemesinden dolayı bu adı aldığını belirtmektedir.
cinerea etimolojisi
Cinerea epiteti Latince "kül" anlamına gelen "
cinis" kelimesinden türetilmiştir; yalın anlamıyla "kül renginde olan, küllü, kül grisi veya boz renkli" morfolojik yapıları tanımlar. Kısaltmalar arasında yer alan
& işareti, bu bilim insanlarının bitki hakkındaki makaleyi birlikte yayınladılarını belirtir. Tür epiteti ardına yazılan kısaltmalar türü yayınlayan bilim insanlarını belirtir.
Boiss. kısaltması bilim insanı Pierre Edmond Boissier (1810-1885) için kullanılmıştır; Boissier Akdeniz havzası, Balkanlar, Orta Doğu ve Anadoluyu kapsayan geniş bir coğrafyada gerçekleştirdiği kapsamlı floristik çalışmalarla tanınan İsviçreli botanikçidir; bölgeye düzenlediği keşif gezilerinde topladığı on binlerce bitki örneğini Flora Orientalis adlı başyapıtında bir araya getirerek Türkiye ve yakın coğrafyasının bitki sistematiğine temel oluşturmuş, çok sayıda yeni taksonu literatüre kazandırmış bir bilim insanıdır.
Balansa kısaltması bilim insanı Benedict Balansa (1825-1891) için kullanılmıştır; Balansa Fransız botanikçi ve kâşiftir; özellikle Anadolu (özellikle Toros Dağları ve Kilikya bölgesi), Kuzey Afrika ve Uzak Doğuya düzenlediği kapsamlı keşif gezileriyle tanınır. Zorlu coğrafyalardan topladığı olağanüstü zenginlikteki bitki koleksiyonlarını Avrupadaki büyük herbaryumlara taşıyarak, dönemin önde gelen botanikçileriyle (özellikle Boissier ile) yaptığı ortak çalışmalar sayesinde Asya ve Akdeniz florasının aydınlatılmasına ve bu tür gibi çok sayıda yeni taksonun literatüre kazandırılmasına büyük katkı sağlamış cesur bir bilim insanıdır.